1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Gül Okulum

PDFYazdıre-Posta

Ben okulumuza “ Gül Okulum ” diyorum. Öğretmenlerimin annem kadar şefkatli, babam kadar yakın, abim kadar sevecen, ablam kadar sevgi dolu olacağını düşünememiştim. Buraya geldiğimde ailemdeki sıcaklığı hiç aramadım. Bu yüzden okuluma “ Gül okulum ” adını verdim. Soranlara gül okulu diyorum.

Babamlarla kaydımı yaptırdığımda çok heyecanlıydım. Yeni okuluma başlamak için can atıyordum. Bir gün babam; “okula gidiyoruz”, dediğinde sınıfımı, sıralarımı görmek için sabırsızlandım. Arabayı durdurduğunda babam bir inşaatı göstererek; “Burası” dedi.
Sanki bütün hevesimi kaybettim o anda.
- “Burası mı” dedim.
Babam beni anlamış gibi;
- Bakma bu haline, bitince ne şirin olacak göreceksin” dedi. İçine bile girememiştik. Kendimi sınıfta ya da bahçede dolaşıyor olarak hayal etmeye çalıştım. Olmadı. Ben bunları düşünürken, babam birkaç kişiyle tokalaşarak konuşuyordu.
Akşam yemeğine kadar bu konuda hiç konuşmadık. Ama Babam bana bakarak anneme; “.... okulunu beğenmedi” dedi. “Henüz hiçbir şeyi yok” diyecektim ki, Babam sözümü kesti.
- O okulu senin için yapıyorlar kızım, hem de büyük bir hızla ve fedakarlıkla. Böyle yaparsan o insanlara haksızlık yapmış olursun. Eylül’e kadar gül gibi olacak.
Annem;
- “Bu insanların yaptıkları geleceğimiz için ne büyük yatırım. Çocuklar ülkemizin geleceği değil mi?
Bu cömert insanlar ne kadar az, ama insanlığın bunlara ihtiyacı ne kadar fazla.”
Babam sözünü kesti;
- “ Dünyanın hiçbir yerinde çocuğunu parasıyla okuttuğu okulu, aynı zamanda kendisi yapan başka insanlar yoktur. Bu bir cömertlik yarışıdır.
Annem;
- “Peygamber Efendimiz cömertleri nasıl övmüş biliyorsun. Onlar insanlara, Allah’a ve cennete yakındır diyor.
Onlar konuşuyor ben dinliyordum. Aklımda sadece bunlar kaldı.
Sonra Annem bana dönerek:
- “Onları o kadar seveceksin ki...” dedi.
Babam devam etti:
- “Şimdi bu okulu yapanlar sizler için, gece gündüz demeden çalışıyorlar. Bu gün görmedin mi? Hepsi kendi işini bırakmış, okulunuz için oraya toplanmıştı. Bir an önce sizlerin o bahçede koşuşturduğunuzu görmek istiyorlar.”
Ben neyi anlattıklarını aslında tam olarak anlayamamıştım. Bu insanlar kimlerdi? Peşi sıra bir sürü soru sıralamıştım onlara.
- “Anne bu güzel okulu kimler yapıyor” diye sorduğumda
- “ Melek gibi amcalar, melek gibi işçiler” diye cevap vermişti. “ Niye melek gibi” dediğimde ise şöyle devam etmişti.
- “Çünkü o amcaların gündüz bedenleri buradaysa gecede ruhları buradadır.
Onlar aynı heyecanla ve aşkla adını bilmediğimiz memleketlere; kışı donduran, güneşi yakan ülkelere okullar açtılar. Senin gibi yavrular okusun, bizim gibi analar gülsün diye.”
- “Anne peki bu amcalar bu okulları niye yapıyorlar, çok mu kazanıyorlar?”
- “Evet yavrum çok hem de çok kazanıyorlar. Aynı zamanda insanları eğitecek kurumlar yaparak ülkemize kazandırıyorlar.
- “Peki anne Allah bu amcaları çok mu seviyor?
- “Elbette yavrum her adımlarında onu düşünen amcaları hiç sevmez olur mu?”
O günden sonra okulun çevresinde gördüğüm herkese bir garip baktım acaba bu da o melek amcalardan mı diye düşünerek. Ve hep şöyle dua ettim annemle “ Allah o amcalara yardım etsin, etsin ki daha nice yavrular okusun, analar gülsün diye yeni yeni okullar açsınlar.”
Her gün okulum değişiyor güzelleşiyordu. Bense okulumu mu yoksa, bahçede seyrettiğim o amcalarımı daha çok sevdiğime karar veremedim.
Bu gün artık “ Gül Okulum ” dayım. Herkese överek anlatacağım okulum ve öğretmenlerim var. Öğretmenlerimi tanıdıkça Annem ne kadar haklıymış diyordum.
Geçenlerde Babama:
- “Okulumuzu yapan amcalar şimdi nerde?” diye sormuştum. Onlara teşekkür etmeliyim diye düşünüyorum.
Babamın verdiği cevap hiç aklımdan çıkmadı.
- “Onlar isimsiz kahramanlar kızım”.
Şimdi öğretmenlerim bana bu fırsatı verdi. Sürekli dua ettiğim sizlere tüm arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. Siz yapmasaydınız gül okulum olmayacaktı. Annemiz, babamız hatta canımız kadar sevdiğimiz öğretmenlerimiz olmayacaktı. Hepinize teşekkür ederim.